9 Ağustos 2006 Çarşamba

DÖNDÜM

25 günlük yaz tatilim sona erdi ve işimin başına geri döndüm. Tatilde erkek kardeşim evlendi artık bir gelinimiz var. Yani üç kızkardeş olduk :) Düğün nedeniyle bu yıl çok hareketli ve yoğun geçti tatilim. İlk iki hafta tamamen kayınvalide olan annemin ve gelinimizin evinin tadilat, dekorasyon, temizlik ve yerleştirme işleriyle ve benim abiye elbise arama telaşımla geçti. Nihayet düğün günü geldiğinde dillere destan iki düğün gecesi yaşadık. Kına gecesi de dışarıda salonda olduğu için iki gece boyunca kır düğününün bilumum güzelliklerini yaşadık. Bu arada balböceği de küçük damat oldu :)

Düğünün ardından gençler hemen balayına yollandı fakat bizde bir yorgunluk vardı ki sormayın tüm ev halkı iki seksen yattık yattık da kendimize gelemedik.Üstelik benim üzerime giydiğim tüm giysilerim bol geliyordu.Düşünün artık iki haftada ne koşturmuşuz...Artık dinlenmek istiyorum diyerek kapağı eve attığımızda ise elektrik ve suyun kesilmiş olduğunu gördük. Sağ olsun müteahhtimizin bize hediyesi olan susuzluk ve elektriksizlikle geçen mağara devrini yaşadığım günün akşamı soluğu yine annemde aldık ve sorun çözülene kadar dönmedik eve. Tam elektirk olayı çözüldü evimize yerleştik bu kez eşim izne ayrıldı, görümcem ve kayınvalidem bizde kaldılar. Hep birlikte hoppidi zippidi gezdik günü birlik denize gittik,artık sekiz aylık olmuş olan yeğenimizin tadını çıkardık.

Anlayacağınız tatilimiz oldukça yoğundu ama her şeye rağmen güzeldi. su kuşu olan oğlum ise artık kolluklarıyla yüzüyor ve ben en çok buna sevindim. Tüm bunların dışında temmuz ayı maaşımı teknikerlik kadrom üzerinden aldım ve kendimce kutlamalar yaparak harcadım. İnsanın terfi etmesi pek keyifli bir durummuş.

Yarın sabah kızkardeşimi uğurlayacağız üç haftalık izinleri bitiyor ve dönecekler. Bu onunla geçireceğimiz son gece o nedenle yine annemlerde kalıyoruz ve düğün sonrası geleneksel düğün kaseti izleme etkinliklerine katılıyoruz ve her izleyişle gülecek bir şeyler buluyoruz. O nedenle çok renkli geçiyor akşamlarımız gece ikiden önce uyumayıp kardeşlerimle makara yaptığım için işyerinde zor saatler yaşadığım oluyor ama sanırım perşembeden itibaren evimize ve kendi düzenimize döneceğiz.

Evimiiii, işimiiii ve yaşamayı çooookkkk seviyorum.

Sevgiler...

28 Haziran 2006 Çarşamba

PARA SAYSAM AFFAN DEDEYE...?

"ÇOCUKLUK
Affan dedeye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var ne de adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiç bir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!

CAHİT SITKI TARANCI

Geçen sene biryaz günü eniştemin hatırlattığı bu dizelere hüngür hüngür ağlamıştım. Yine bugünlerde sık sık geri döner oldum çocukluğuma, eski günleri andıkça hem duygulanır hem de özlerim çocukluğumu.

Çocuklukta büyüktüm, oyunlara girmedim..
O bahçelerde kaldı oynanmamış oyunlar…Çocukken yaşadıklarımı özlemem Özdemir Asaf’ın dediği gibi oynanmamış oyunlarda mı gizli yoksa?

Okulun önünde tornavidayla çubuklara doladığı macunu satan yaşlı bir amca vardı. renk renk macunu bol limonlu suya batırırdı da tadına doyamazdım yerken. Annem sokak satıcısından alışveriş yaptığımı duyunca defalarca tembihledi beni ama bir gün gizlice beni takip ettiğini bilmeden yine macuncu amcadan macun yerken yakalandım ve annam okul müdürüyle görüşüp satıcıların okul çevresinden uzaklaşmasını istedi. Adamcağız gitti ilk günlerde okulun ilerisindeki ara sokaklarda bulabildim onu sonra annem oradan da sürdürdü. Ne aradım o amcayı bilseniz... Her sokağa bir göz atardım acaba buralarda mı diye o leş gibi tornavidasıyla doladığı macunları hüpletirken ne hijyeni ne de bakterileri düşünmezdim.

Okuldan eve kadar neredeyse onbeş dakikalık bir yol vardı o yol üzerindeki her bakkala uğrar, parama alabildiğm kadar çok şey almak için bakkal dükkanındaki en ucuz dolayısıyla adi şeylere yönelirdim, memeli şekerlere bayılırdım.

Sonra ev değiştirdik, İzmirin seçkin bir muhitinde oturmaya başladık. Ama çocuk parkında yere kilim serip evcilik oynamak, ip atlamak, okulun tatil olduğu günlerde yere kadar inen uzuzn eteklerimizi ve başörtümüzü takınıp elimizde cüzlerle Kur' an Kursuna gitme geleneklerimizi devam ettirdik birkaç yıl. O apartmanda bizden sonra kaç tane çocuk büyüdü ama hiçbiri bizim gibi yere kilim serip evcilik oynamadı.

Yaz tatilinde babamın hediyesi olan bisikletle defalarca düştüm, salıncakta karşılıklı ayak değdirmece yarışı yaparken yere yuvarlanmaktan dizlerim halen yara bere içindedir. Annem çocuk parkında bir sınır çizmişti evden bizi görebildiği yerlerin dışına çıkmamıza izin yoktu ama o görmeden ara sokaklara dalıp nasıl heyecanla hızlı hızlı pedal çeviridim bir bilseniz...

Akşam yemeklerinden önce TV. yi açıp İstiklal marşını mutlaka dinlerdim o zamanlar tek kanallıydı T.V. ler. Her akşam babamın işten döneceği saatlerde babam görünür görünmez yokuştan aşağı salıp kendimizi kollarımız iki yanda karşılardık, beline sarılıp öptükten sonra hemen ceplerini kurcalamaya başlardık. hiç eli boş gelmezdi babam. Üç kardeştik üçümüze de mutlaka bir şeyler almış olurdu.

En güzel günlerimiz di o günler.

Ahhhh Affan dede ahhh para saysam?....

16 Haziran 2006 Cuma

BOL GÜNEŞLİ GÜNLER....

Merhaba!!!

Uzun zamandır yazamıyordum farkındayım; sınav sonrası, ama yapılacak öyle çok işim vardı ki bir isteksizlik ve yorgunluk da cabası… Öncelikle evimin elden giden düzenini ve temizliğini yeniden sağlamam gerekiyordu ki ders çalışacağım diye her şeyden elimi eteğimi çekmiştim. O nedenle yazlıkları da çıkarmak bahanesiyle evimi dip temel elden geçirdim, tüm halılarım yıkandı. Ve neredeyse ölümsüzlüklerine inanacak duruma geldiğim evimde yaklaşık bir aydır konuşlanan güve kelebeklerini ebedi yolculuklarına uğurlamak üzere hızlandırılmış çalışmalar yaptık L İşyerimde beni bekleyen onlarca yarım kalan iş vardı.. Birde kadro değişikliğim nedeniyle çalıştığım birimin değiştirilme tehlikesi falan … Neyse ki bu zorlu dönem de sona erdi gitti.

Eveeett sınavdan kaç mı aldım??? Taratataammmm :95 !!!! ve bu hafta içinde kadro değişikliğimin gerçekleştiğini öğrendim sanırım en kısa sürede de maaşıma yansıtılacak. Üstelik çalıştığım yer de değişmedi. En çok buna sevindim.

1 haziranda sevgili oğluşumun kreşte mezuniyet töreni vardı. Cüppe giydi benim küçük meleğim ve heyecanla anaokuluna ne zaman geçeceğini soruyor bana.Diplomamızın şirinliğini görmelisiniz…

Bunun dışında anneciğim İsveçte yaşayan kız kardeşimin yanındaydı bir aydır ve yokluğunda sık sık evine gidip babamın ihtiyaçlarıyla ilgilenmem gerekti. Bu Çarşamba günü vatana döndü nihayet ama o gelmeden evini bir güzel temizledik.

Erkek kardeşimin temmuz ayının yirmi birinde düğünü olacağı için onun evinin tadilatı başladı. Bu arada alışveriş derdindeyiz mobilya vs. seçmek için yollara düşüyoruz hafta sonu ve iş çıkışı. İşte böyle bir yoğunluktur gidiyor.

Bundan sonra yine sık yazmaya çalışacağım. Şöyle bir ses vereyim diye başladım yazıma; devamı gelecek..

Herkese bol güneşli günler diliyorum.

Sevgiye kalın

26 Mayıs 2006 Cuma

NE GÜZEL

İnsanın önüne koyduğu hedeflerden birine ulaşması meğer ne güzel bir duyguymuş. Bunu bir kez daha hatırlamam çok iyi oldu. Son yazımda bahsettiğim sınavım bu hafta gerçekleşti. Sınav öncesi iki hafta eve kapanıp ders çalıştım. Kimbilir kaç kere mezun olduğum okula gidip öğrencilerden not dilendim ve on sene öncesinde kalan bilgilerimi toparlayıp yeniden su yüzeyine çıkarmak için çabaladım.
Sınavım son derece iyi geçti. Sorular hep çalıştığım yerlerden geldi. Tüm soruları cevaplamam on dakikamı bile almadı. Verdiğim her cevaptan son derece emindim. Sınav salonundaki diğer arkadaşlar daha sınava adapte olamamışken ben kağıdımı teslim edip dışarıya çıktım. iki kezde kontrol ettim üstelik kağıdımı.
İlk önce eşimi aradım. Çok mutluydum. Sonra diğer tanıdıklarıma haber verdim. İşyerimdeki arkadaşlarım da sevindiler tabii. O sabah oğlum bile "Allah' ım nolursun sınavı kazansın" diyerek dua etmişti benim için. İş çıkışı ilk işim onu kucaklamak oldu zaten. ders çalışacağım diye hep yalnız bırakmıştım oğlumu, olabildiğince az ilgilenmiştim onunla. Ama değdi.
Tabii evim de ev olmaktan çıktı bu arada her taraf temizlenmek istiyor. Yazlıklar çıktı kışlıklar kalkmadı vs vs... Sınav sonuçlarımız önümüzdeki hafta açıklanacak. Artık en düşük memur konumunda çalışmaktan kurtulacağım hayırlısıyla ve teknikerliğe geçeceğim. Kafamda bir tek sorun var oda işyerimi değiştirmem gerekmeden bu kadroyu alabilecek miyim sorusu. Bakalım bundan sonrası hayırlısı tabii. En iyisi de maaşımın artacak olması.

4 Mayıs 2006 Perşembe

SINAVIM VAAAR

Yıllardır kendi kadroma geçmeyi, bu konudaki yönetmeliklerin bir an önce düzenlenmesini bekledim durudum. "Görevde yükselme yönetmeliği" nihayet çıktı. Geçen aylarda teknikerlik unvanımı alabilmem için bir dilekçe yazmıştım personel büromuza. Dün 23 Mayısta sınavın yapılacağı haberini aldım. uzun zamandır benim için hayal konumunda olan teknikerlik unvanının birden bu kadar yakınımda bulunca panik oldum tabiii. Sınav branş derslerimizle ilgili olacakmıi ve bizim bölümle ilgili sadece ben olunca bana ayrı soru hazırlandığını söylediler sınava girecek olan diğer memurlar ayrı bölümlerdenmiş. Onların soruları da ayrıymış tabii. Ben uygun kadrom ve unvanım olmadığı için düz memur olarak çalışıyorum bu sınavı kazandığımda hem mesleğime geçebileceğim hemde maaşım hak ettiğim kadar olacak. Fakat gelin görün ki okulu bitireli 10 yıl olmuş. Ve bilgilerimi hiç bir zaman kullanmadığım için hepsini unuttum. Şimdi tamamen farklı bir alandayım. Evden biraz not toparladım ama hepsi de öyle yabancı geldi ki.... Bir yığın konu var süre çok kısıtlı ne yapmalıyım derken, okuldaki danışmam hocamı aradaım dedim böyle bir durum var, sınav yapılacak branş derslerinden bana yardım edin. Adamcağız haftaya salıya randevu verdi, buraya gel bir bakalım dedi. Bu da bir hafta daha kayıp demek benim için. Bir de demez mi hocam tekniker olduğunda gel bizim yüksekokula burada çalış diye. yapıştı resmen. Ben her ne kadar önce sınavı vermeliyim, tabii isterim gelmeyi şeklinde konuşarak konuyu sınava ve elimde olmayan ders notlarıma odaklamaya çalışsam da canım hocacım orada çalışmamın ne kadar iyi olacağı fikrinden sıyrılamadı.
İşte böyle kafam çok karışık, elimde doğru düzgün notlar yok, soru yok. Ayrıca çocukla da hiiç çalışılmıyor. Ben nott tutmaya çalışırken o da yanıma geliyor kendi defterini açıyor elimdeki kalemi alıp kendi yazıyor, ona ayrı kalem verdim bu sefer bir çizik attıktan sonra kalem değiştiriyor ve bu arada sürekli konuşuyor geveze oğlum. Bitmek tükenmek bilmeyen sorular soruyor.
Yani işim bayağı zor arkadaşlar en azından süre biraz daha uzun olsaydı , hazırlanabilirdim. Şimdi yıllardır beklediğim sınav karşıma çıktı ve balık oldumn resmen. Tabiki kaçırmak istemiyorum böyle bir fırsatı ve elimden geleni yapmaya çalışacağım ama nasıl????