18 Aralık 2007 Salı

ALIŞVERİŞ SENDROMLULAR

Alış veriş yapmayı çok severim. Kendime ve başkalarına alış veriş yapmak heleki sürprizler hazırlamak çok hoşuma gider. Ruhuma iyi gelir. Malum aralık ayı da hediye alma ve verme ayıdır. Kafamda oluşturduğum listelerle kandime alınacaklar, bal böceğinin alış verişi, okuldaki öğretmenlere, iş arkadaşlarıma planladığım hediyeler için dışarıya çıkıyorum. Üstelik kociş söz verdiği üzere bu ay sadece kendi giyim kuşamıma harcamak üzere belli mir miktar parayı da elime verip beni vitrin ve mağaza önlerine gönderdi bile.
Ohhh param var, kafamda türlü listeler var, alış veriş modumdayım; haydi bakalım!! diyerek yola koyuluyorum. Fakat oda ne? Uğradığım ilk bayan giyim mağazası hınca hınç dolu, gözüme bir pantolon ilişiyor, aynı anda iki kadın daha elini uzatıyor ve uzanan elerden biri askıyı kapıyor. Neyse, şu tuniğin rengi de çok hoş acep ne menem bir şey, diyerek yön değiştiriyorum. Yine aynı sendrom, aynı anda askılara uzanan bir kaç elin arasından tuniği reyondan çekip incelerken, uzanıp alamayan bayanlardan biri gözünü dikti beni izliyor. Tetikte! askıyı bıraktığım anda o alacak belli. Uyanık ol demli çay diyorum. Tunik askısıyla şöle bir kolumda dursun bir de karşı reyona ilerleyim derken, kabin dışındakıyafetinin üzerine aldığı bir kazağı geçirmeye çalışan bir bayanı şaşkın halşde sollayarak karşı reyona geçiyorum, yine bayan kalçaları ve ellerinin arasından gözüme çarpan bir kaç şey var ama ... ulaşmak... neyse bir şeye ulaştım. Fena değilmiş, ama acep üzerimde nasıl duracak? Kabinler ne tarafta? Amaniinnnn kabinler dolu, kabin önleri dolu, resmen kuyruk var, aynaların önleri giyilip çıkarılmış giysilerle dolu. Bazı hanımlar giyilmişlerin arasından kıyafetler seçip oracıkta denemeye uğraşıyor. Hatta hanımlardan biri yaklaşık 12-13 yaşındaki kızını kabin sırası bekletmeden oracıkta giyinmesi için azarlıyor, kızı kabul etmiyor, cıngar çıktı çıkacak. Ayyyy içim daraldı. ben çıkıyorum. Başka bir alış veriş markezine gideyim diyorum ama tüm bayan mağazalarında aynı kabus. Erkek mağazaları biraz daha sakin ve uygarca yamyam gibi alışvveriş yapanlar azınlıkta. Eşime bir kazak alıyorum, bir pantolon. Ayyy yoruldum iki şey almakla.
Kendime henüz bir şey bulamadım. Bulamam tabiii çünkü bakamadım, buldum, deneyemedim. Neyse demli çay, paran da hazır varken vaz geçme, haydi sabahki alış veriş moduna tekrar bürün neşeli neşeli virtin bak, haydi bir şarkı mırıldan diyip yine yollanıyorum mağaza önlerine. Yok yok yamyam bu kadın milleti. Nasıl da asılıyor elimden kadın, mankenleri inceleyim bari, e anacım mağazalardaki tüm mankenler üst üste giydirilmiş. Örneğin incecik yarım kollu bir gömlek içine boğazlı bir bluz , üzerine kemer. Ver her birinin fiyatı 39-45 arası. İyi de hiç biri kışlık değil bunların. Neyse o zman tek parça için 44 ytl gözden çıkmalı. Nakit indirimi yok, kredi kartına bölüyorar. Ben nakit alıcam, iyi de fiyatlar öyle yüksek ki altını alsam üstünü de alsam para kuş kadar kalıyor, sekiz kazak parasına mı çalışıyoruz yaniiii. Bu ne bir kazağa bu kadar para verilir mi. Her yerde uçuk rakamlar, kalite az ve yam yam gibi alış veriş yapan, biribirini hırpalayan, ezen bayanlar. satılan ürünlewr ise neredeyse çul.. Modern giyinmeyi severim ama bu fiyatlara bu kalite düşündürüyor.
Bir daha hafta sonu alışverişe falan çıkma demli çayyyy, eve dönüş ayrı bir kabus. Her yer insan ve araba kaynıyor. Karanlık ççktü. Hah biraz sakince bir mağaza gördüm, vitrini güzel, satılanlar tarzıma uygun ve en önemlisi sakin. İçeriye giriyorum. AAAAA joker bir elbise görüyorum. Siyah triko hafif dekolte ama hanım hanımcık bir elbise. Tezgahtara denemek istediğimi söyleyip kabine giderken, af edersiniz katana gibi bir hanım, hani şöyle -çok af edersiniz sözüm meclisten dışarı- bel oyuntusu kalmamış, baldırlar, bel ve göğüsler aynı genişlikte genç bir bayan, elimdeki elbiseye bakıyor, ama taviz vermeden kabine girip giyiniyorum. Çıktığımda aynı bayanı lila rengi bir tunik giymiş aynaya bakarken gördüm, bende yanındaki aynadan kendime bakarken, bayan soruyor:"Üstümde nasıl durmuş?" Bayana dönüp kıyafetini inceledikten sonra fikrimi söyledim, onu çıkardı başka renk giydi ya bu nasıl diye sordu, bu da iyi dedim, ama ilk giydiğinizin rengi de size çok yakışmıştı dedim. Cevap: onu zaten alıcam. Ben aynada elbsem hakkında karar verene kadar bahsettiğim bayan iki üç parça daha giysi denedi ve her birinde fikrimi aldı. Canım hanımcığım ne diyeyim, giydiğiniz her giysiden göğüsleriniz öne fırlıyor, göbek sonrası düğmeler zor kapanıyor, kalçanız çıkıyor diyemiyorum. Üzerinde biraz daha iyi durana bu daha iyi diyorum. Vallahi aldığı her parça 60-110 arası fiyatlarla sayabildiğim sekiz, dokuz parça ürünü aldı.Gitti. Bendeniz de hemen elbisemi çıkarıp kasaya gittim ve bir cümle söyledim: Alıyorum!
Alış veriş için uygun saatler hafta sonu gündüz 10-12 arası ve gece karanlığının çöktüğü akşam yemeği için uygun saatler. Bizzat denenmiştir. Kazara diğer zamanlarda alış verişi dnerseniz, ezilme, hırpalanma, moral bozukluğu...benzeri durumlarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Benden söylemesi...

3 yorum:

pınar dedi ki...

geçmiş bayramınız kutlu olsun yeşimcim. izmirde bayram öncesi alışverişe çıkmak çılgınlığını ben de yaşamıştım. tam anlattığı n şeyleri yaşadım ben de.yırtık biri olmadığımdan genelde iyi parçaları hep başkasına kaptırırım:P sonra da stres olurum bir şey bulamadım kendime göre diye:)
aşağıdaki yazında anlattığın sinirlilik hali bende ilaç kullanmadan oluyor maalesef.tahammül sınırım çok düşük. sen şanslısın, seninki ilaç yan etkisi. benimki ise genel halim.

Demli cay dedi ki...

Demek sen de gördün Pınarcım alışveriş çılgını bayanları... iyi parçaları başkasına kaptırmamak için insanın yam yamlar gibi alışveriş yapması gerekiyor malesef...
Sinirlilik haline gelince şükür azaldı. İlaç dozunu vücudum kabullendi sanırım. Genelde öyle olmadığıma şükrediyorum. Tahammül sınırının düşük olması zor bir durum, bir de mesleğini düşününce, insanlarla sürekli iletişim halinde olan birisin, çok yorar seni bu durum.

Aynur dedi ki...

Yeni yilin size ve tüm sevdiklerinize saglik, mutluluk, nese, basari, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dilerim. Mutlu Yillar...


www.aynurdantarifler.blogspot.com