19 Şubat 2008 Salı

İÇ DÖKME...

En uzak mesafe
ne Afrika'dır,
ne Çin,
ne Hindistan,
ne seyyareler,
ne de yıldızlar geceleri ışıldayan...
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.....

Can Yücel
Can YÜCEL' in bu söz dizinini daha önce de okumuştum ama son günlerde bu sözleri neredeyse baş yapıt haline getirdim ve hayatıma cuk oturdu.
On beş gündür sağ olsun k.yınv.lidem bizdeydi. Bu arada kendilerinden "büyüteç hanım" diye bahsetmek istiyorum. Af buyrun.
Büyüteç hanım kötü bir insan değildir,hatta uslanmaz biri olan ben kendisini severim her insanı sevdiğim gibi. Fakat bir araya geldiğimizde beni çok yorar, genelllikle hiç susmayan kafa sesim ve büyüteç hanım bir araya gelir ve y.aprak d.ökümü dizisinin "fikret" karakterine benzer suskun edalarla "nolur sabrımın sonu gelmesin.." halde geçer onunla birlikteliğim.
On beş gün önce dadaşlarını da alarak sürpriz bir şekilde habersiz geldi, acilen gidildi, karşılandı. On beş gün evimizde misafir edildi, baş tacı edildi. Fakat geçen süre zarfında bir kere daha anladım ki biz birbirine en uzak iki kafayız...
Ben ne kadar uğraşsam, istediğim kadar kendimi ifade etmeye çalışsam da asla beni anlamıyor. Dediğinin üstünde duruyor. Ortamdan ç.atlasam yine aynı yerde. hani git deveyi hendekten atlat ama büyüteç hanıma laf anlatma. Onu da öyle kabul et, boş ver diyeceksiniz ama o da kolay değil. Yani bir kişiyi boş vermek benim için kolay değil, isterim ki aramızda anşalılmamışık kalmasın, şeffaf olalım. Hatta üstüne giderim, iletişim problemi nereden kaynaklanıyor, ne yapmalı, ortaya koyarım her şeyi, uğraşırım. Kimse dörtlük değildir,ben de dört dörtlük ya da süper değilim, etlinin sütlünün derdinde değilim. Ama anlaşılmama durumuna tahammülüm yok, yokmuş..(Boş vermek daha kolay ama bu kez de o kişiye ot muamelesi yapıyormuşum gibi geliyor) ot değil ki kardeşim öyle değil mi?
İnsan olan her yerde her şeye hazırlıklı olmalıyım şeklinde bir yaşam felsefem var. İnsan oğlunun doğası gereği beklenmedik her şeye, hatta bana karşı hislerine bile saygı duyarım. Ne hisediyorsa hakkı vardır. Ama gel gör ki tüm bunlar anlayana yapılırmış. Gel gör ki cahillik ne zormuş. Al aşağı oldum işte...
Uslanmam ben, sağlığımdan oluyorum yine de uslanmıyorum, bırak mücadeleyi demi, kimse anlamasın seni boş ver demi, ordan alıp şuraya koymayıversin seni, niye uğraşıyosun ki..
Birde sabahtır yazdığım aslında incir kabuğunu doldurmayan fakat görüş ve yaşam tarzı farklılığını açıkça ortaya koyan bu durumlarda eşimle de malesef karşı karşıya geliyoruz. İki arada bir derede durumlar oluyor. Dönüp geriye baktığımda aslında herkesin aynı yerde olduğunu görüyorum. Değişen, bakış açılarını farklılaştıran sadece benim. Ve sık sık geriye dönüp yine aynı şeyleri hissetmeyecek olacağımı da söyleyemiyorum kendime..
Tüm bunları düşünürken vertigom, kulak çınlamam başlıyor. Cihazımı hatırlıyorum. yeni aksesuraımı.
Her şey tamam, her şey kabul de vücudumun biyolojik tepkilerinin önüne geçmeyi nasıl öğreneceğim? nasıl başaracağım ???

4 yorum:

Çocuk gibi dedi ki...

Ben insanların bizim istediğimiz kadar değil kendi istedikleri kadar gelişip, değişebileceğine inanırım Demli Çay' ım.

Birde herkesi olduğu gibi kabul etmeye çabalarım....

Bu tarza alışmakta zaman alıyor ama sen ucundan bir başla bakalım, bir süre sonra alışkanlık haline geleceğini sanıyorum :)

Hayatta Giderken dedi ki...

sevgili neşeli bend einsanları olduğu gibi kabullenme konusunda çabalarım fakat ortada anlaşılmazlık, anlaşılamama varsa müdahele etmeden duramıyorum. Haklısın insanlar ancak değişmek istediği kadar değişiyor..
Tavsiyen için sağ ol ama yine de birbirine en uzak iki kafayız ve malesef sık sık bir araya gelmek durumundayız aslında kızıyorum ama halimiz pek komik de oluyor :) IYYYY

Adsız dedi ki...

Ben de kayınvaldemle olabilecek en uzak insandım, çok çaba sarfettim ama olmadı, birgün o kadar birikti ki patladım. Sonra anladım ki tek istedikleri şey "sen haklısın" demekmiş. Sen iyisin ben kötü, sen akıllısın ben aptal, sen güzelsin ben çirkin. Ama ben bunu yapamadım...40 tane iyilik yaptım, 1 tane hata. Ama hatalar görüldü...
Kayınvaldesiyle iyi geçinen biri varsa bana anlatsın formülünü?

Hayatta Giderken dedi ki...

Ben kayınvalideme sen akıllsısın ben aptalım diyeceğime hiç bir şey dememeyi tercih ederim, susarım.
Biliyorum ki onun hayallerindeki gelin ben değilim, ama kendimi hep süper olmak zorunda değilsin diye frenler, gereksiz kendimi ispatlama yarışına girmemeye çalışırım. beni ben biliyorum, ya yeter varsın kayınvalidem bilmeyiversin. kimse dört dörtlük değildir, o da değil. Bunu da bilirim. Ama kayınvalidem on parmakta on hüner ister o ayrı. Bir de ailesinin yanında eşimi eleştirmemeye ve herhangibir konuyu tartışmamaya dikkat etmek sorun çözücü gibi geliyor. Kayınvalide yanında hürmetkar eş rolü oynamak da iyi fikir. ..